Özgür Özel: Ülkenin Üzerine Binalar Yıkıldıktan Sonra Siyasiçekişmelerin Kıymeti Kalmayacak

Özgür Özel: Ülkenin Üzerine Binalar Yıkıldıktan Sonra Siyasiçekişmelerin Kıymeti Kalmayacak

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Düzce’de meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depreme ilişkin, “Bugün Türkiye’nin bir deprem gerçeği var. Bu konunun bir an önce ülkenin gerçek gündemi olması lazım. Ülkenin üzerine binalar yıkıldıktan sonra siyasi çekişmelerin kıymeti kalmayacak” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Düzce’de meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depreme ilişkin, “Bugün Türkiye’nin bir deprem gerçeği var. Bu konunun bir an önce ülkenin gerçek gündemi olması lazım. Ülkenin üzerine binalar yıkıldıktan sonra siyasi çekişmelerin kıymeti kalmayacak” dedi.

Özgür Özel, bugün CHP Trabzon İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenledi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, şunları söyledi:

“ÜLKENİN ÜZERİNE BİNALAR YIKILDIKTAN SONRA SİYASİÇEKİŞMELERİN KIYMETİ KALMAYACAK”

“Korku salanlara inat birlikteyiz. Bizi bir arada ihaleler, rantlar, tayinler, terfiler, ilişkiler tutmuyor. Bu partiyi bir arada vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi tutuyor. Bu sevgileri ortak olan herkesle birlikteyiz. İktidarlarında umut veremedikleri için korku salanlara, tehdit edenlere, hakaret edenlere inat biriz, birlikteyiz; Trabzon’un da Türkiye’nin de yarınlarına talibiz.

Acıyı hep birlikte yaşadık, çok daha büyüğü yolda. Sabah saatlerinde Düzce Gölyaka’da 5,9 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Ankara’dan bir heyeti Düzce’ye doğru görevlendirdik. Bugün Türkiye’nin bir deprem gerçeği var. Bu konunun bir an önce ülkenin gerçek gündemi olması lazım. Ülkenin üzerine binalar yıkıldıktan sonra siyasi çekişmelerin kıymeti kalmayacak. O acıyı hep birlikte yaşadık. Çok daha büyüğü yolda.

“SOÇİ ANLAŞMASI NE OLDU? BUNUN HESABININ VERİLMESİ LAZIM”

Birileri çok kolaycı. Siyaset, bunlar yaşanmasın diye yapılır. Siz, 2019 yılında Soçi’de Rusya ile anlaşma imzaladınız, aynı tarihlerde ABD ile Ankara Anlaşması. Türkiye’ye terör saldırısı da alınan bölgeden geldi. Havan mermisi ile vatandaşlarımız, evlatlarımız öldürülüyor, roket saldırıları ile öldürülüyor, Rusya’nın Türkiye’ye taahhüt ettiği güvenli bölgeden. O gün büyük başarıyı alkışlayanlar, bugün ‘Can ciğer kuzu sarma Putin, neden oradaki bu Türkiye’ye saldırı odaklarını etkisiz hale getirmemiş’ demez mi? Bu tip işleri iç politikaya alet ederken çok iyi, ama günü gelince sus pus. Soçi Anlaşması ne oldu? Bunun hesabının verilmesi lazım. Mersin ve İstiklal saldırılarının planlamaları bu bölgeden geldi. Bir yandan Süleyman Soylu, dakika bir gol bir, ‘ABD’nin taziyesini kabul etmiyorum’ diyor; ertesi gün ABD’nin taziyesini Recep Tayyip Erdoğan kabul ediyor. Ne oldu? Bunun hesabının verilmesi lazım.

Mersin ve İstiklal saldırılarının planlamaları ve talimatları bu bölgeden geldi. Eylemi gerçekleştiren saldırganlar bu bölgelerden geldiler. Ne oldu F-35? Parasını vermişiz. Kedi yavrusu gibi kapının önüne koydular Türkiye’yi. Bu onurlu, haysiyetli dış politika... Bir kişi ona buna meydan okuyacak diye, kendini gündemde tutacak diye; sallantıda, pamuk ipliğine bağlı bakanlığını kurtaracak diye Türkiye’nin düşürüldüğü hallere bakın.

“BİR ÇETE LİDERİNDEN AYDA 10 BİN DOLAR MAAŞ ALAN BİR MİLLETVEKİLİ VARDI. ADINI HAFTAYA AÇIKLAYACAKTI. NEREDE BU MİLLETVEKİLİ”

Süleyman Soylu’nun memleketindeyiz. Süleyman Soylu, atanmış bir bakan olarak Meclis’e geliyor. Meclis’te kan gövdeyi götürdü. Bu sefer de gelmiş, ağza alınmayacak laflar etti. Süleyman Soylu; küfrederek, hakaret ederek, dikkatleri üzerine çekerek öyle bir laf ediyor ki… Kendisinin söylediği laflar görseniz… İnsanın suratının birazcık böyle olması lazım (önündeki kırmızı mikrofonu göstererek). İnsanda ar olsa suratı bu renk olur. Söylediği küfre değil, veremediği cevaba bakın. Memleketinden kayda geçirelim bakalım; bir çete liderinden ayda 10 bin dolar maaş alan bir milletvekili vardı. Adını haftaya açıklayacaktı. Nerede bu milletvekili? Bir haftanın üzerinden 58 hafta geçti, tık yok. Thodex vurguncusu Faruk Fatih Özer, parayı vurdu kaçtı. Onunla fotoğrafın var. Onunla nasıl bir ilişkin var, onun Türkiye’ye iade süreci bir ay içinde oluyordu da bugüne kadar gecikmesinde nasıl bir etkin var? Tam da af meselesi gündemde iken paraları oraya buraya dağıtmış, yarın aftan yararlanıp çıkması beklenen bu Faruk Fatih Özer, bununla ilişkin ne senin?

Sezgin Baran Korkmaz… Ağzı ile itiraf etti, ‘Devletin en tepesinden en aşağısına organize olduk. Gereğini yaptık’ dedi. Organize olduklarışu; yurt dışına çıkış kararını, mallarıüzerindeki hakkını kaldırdılar; çağırmışİçişleri Bakanlığı’nda konuşmuş, ertesi gün kaçmış. Sonra tutuklama kararı yeniden alınmış. Nasıl bir ilişkin var senin bu Sezgin Baran Korkmaz ile? Boğaziçi protestolarında Trabzonlu, Aydınlı, Manisalı, 81 vilayetten 500’ün üzerinde öğrenci, ‘terör örgütleri ile irtibatlı’ dedin, bütün mahkemeleri takip ettim, ikisini tutukladılar, bir ay sonra serbest kaldılar. Bir tane ceza alan yok. Hepsi beraat etti çocukların. O ‘terörist’ dediğin çocukların ailelerinden niye özür dilemedin?

“GELİR VERGİSİNDE, ‘80 BİNE ÇIKMADAN GELİR VERGİSİNE GİRMESİNLER’ DİYORUZ”

Şimdi, üç grup başkanvekili olarak bir imza attık. Bir kanun teklifi verdik, bütçe görüşmelerinde el birliğiyle bastıracağız. Maaşla geçinen herkesin maaşlarından gelir vergisi kesiliyor. Geçen sene emekli maaşı artırılırken yalvardık. Gelir vergisini en altta, 32 binde bıraktılar. Cumhurbaşkanı doğru enflasyon güncellemeleri yapsa 52 bin olacaktı. İkinci dilimi 70 binde bıraktılar. 130 bin olması lazımdı. Ne oldu? 32 bin lirada olunca, 6 bin lira maaş alan bile beşinci ayda, mayısta birinci dilimden ikinci dilime geçti. 12 bin lira maaş alan, ikinci dilimden üçüncü dilime geçti. Bugün geldiğimiz noktada önerimiz şu; ‘En alt olan 32 bini 80 bin yapın’ diyoruz. Zaten temmuzda 52 bin olmalıydı, ‘80 bin yapın’ diyoruz. Sadece yüzde 20 versinler. Yani gelir vergisinde, ‘80 bine çıkmadan gelir vergisine girmesinler’ diyoruz. ‘İkinci dilimi de 70 binden 200 bine çıkarın’ diyoruz. Bu, yüzde 27’lik dilim. Bunu kabul ederlerse maaşın kaç para ise -en düşük iki dilim için söylüyorum- yaklaşık 10 bin lira olan birinden 16 bin lira fazla vergi alıyorlar, sırf maaşları artırırken gelir vergisi dilimini güncellemedikleri için. Geçen senede kalıyor, sen üstüne çıkıyorsun, çok vergi veriyorsun. Bu konuya da lütfen, hangi siyasi partiden olursa olsun vatandaşlarımız, TBMM’deki bütün milletvekillerinin yakasına yapışın; ‘Şu vergileri düzeltin, neden 1,5 maaş fazla vereyim, siz zamanında enflasyon uyarısı yapmadınız’ diye.

“TRABZON’UN İŞLERİNE DEĞİL, SARAYIN TALİMATLARINA BAKIYORLAR”

Trabzon, çok kıymetli bir yer. Trabzon, hep sahipsiz bırakılmış bir kent. Bazen Manisa’da, Bülent Arınç’ın başbakan yardımcılığından ayrılmasından sonra AKP’liler şöyle derdi; ‘Sahipsiz kaldık, bakanımız olsaydı böyle olmazdı’. Trabzon’un dört tane bakanı var. Sabah 9’dan 11’e kadar yarısını anlatamadılar. Her yer bir derya kuyusu, girdi mi çıkamıyor kimse. Bu kadar, sorunlarıüst üste bırakılmış, unutulmuş bir yer olmaz. Açıkçası Trabzon’a vaat edilip yapılmayanlar ve bu dört bakandan beklentiler adeta koca dağın fare doğurduğu, söylenen her sözün yalan rüzgarına dönüştüğü, bir kentin bir partinin eliyle yıllardır oyalandığı ve resmen alaya bir süreç yaşanıyor Trabzon’da. Trabzon’un işlerine değil, sarayın talimatlarına bakıyorlar. Trabzonluların gözünün içine bakamayıp zenginlerin, yandaşların ve bir zümrenin gözünün içine bakıyorlar. Trabzon’un içine bakmayıp başka taraflara bakıyorlar. Bütün Trabzonlular buna isyan ediyor, bu isyanı görüyoruz.

“HEM TRABZONSPOR’UN HEM TRABZONLULARIN GÖNLÜNÜ YAPAMIYORSANIZ BIRAKIN, 6 AY SONRA BİZ YAPARIZ”

Bizim CHP olarak, şehir hastanelerinin finansmanına bir itirazımız var. Nedir o itiraz? Yap-işlet-torunlarına borçlarını devret yöntemini yapıyorlar. ‘Hasta garantisi verdik’ diyorlardı, hasta garantisi yok. Ne garantisi var? Tahlil garantisi var. Sanki tahlili tavşana yapacaklar. Ne garantisi var? Röntgen garantisi var. Sanki kurbanlık koyunların akciğer röntgenini çekiyoruz. Ne garantisi var kardeşim? Verilen diğer tıbbi hizmetlerin garantisi var. Bu yöntemle yaptıkları hastane devlet eliyle yapılsa devlet yerini doğru belirler, finansmanı sağlarlar, tıkandığı yerde artırır.

Gelecek dönemle ilgili bir şey var ki Trabzon’un devlet hastanesine dün gittim, Trabzon’un ihtiyaçlarını karşılayamayan bir sağlık altyapısı var ve bir şehrin, bu kadar destek verdiği ülkenin bu kadar ihmal edilmesi görülmemişşeylerden biri. Trabzon kepçe ile vermiş, Trabzon’a çay kaşığı ile vermiyorlar. Trabzon tarafından şımartılmış bir iktidar… Trabzon’da Trabzon’un takımı, Trabzonlular için evlatları kadar önemli; bunu görüyoruz biz. Bu şehrin, bu takımının gönlü yapılmadan… Daha iyi bir tesis, daha modern bir tesis ve şehrin, takımın rızası ile bu iş olmalıdır. Hem Trabzonspor’un hem Trabzonluların gönlünü yapamıyorsanız bırakın, 6 ay sonra biz yaparız.

CHP olarak, iktidar olduğumuzda Trabzon’da ilk işimiz, güney çevre yoludur. Bir yandan güney çevre yolu yapılırken bir yandan da demir yolunu limana indirmek ve ihracat için çok önemli olan demir yolu liman bağlantısını yapacağız. Bu, CHP’nin Trabzon sayfasının en üstünde.”

Kaynak: ANKA Haber Ajansı